Öğretmen veya adaylar mutlaka okumalı

Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürünün Açıklamaları 27.01.2005

Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Remzi Kaya, NTV'de katıldığı programda, önemli açıklamalarda bulundu. "Niye bazı branşlardan alım yapılmıyor?", "Edebiyat bölümünden mezun olanlar Türkçe Alanına başvurabilir mi?", "2005'te KPSS yapılacak mı?", "Sözleşmeli öğretmenin SSK priminin eksik yatırılması söz konusu mudur?", "İlk atamada eş durumu özürü var mı?", "Elsanatları, nakış, dikiş öğretmenliği mezunları ne yapabilir?", "Almanca, Fransızca mezunları ile ilgili son durum nedir" ve "Memur olarak çalışanlar niçin naklen alınmamaktadır? Bakanlık bu k

 

onuda bir şey yapacak mı?" sorularına verilen cevaplar için başlığı tıklayınız.


NTV

 

 

Celal Pir: NTV'ye Sorun programından mutlu akşamlar değerli izleyenler. Bugün NTV'ye Sorun'da şubat ayında yapılacak öğretmen atamaları konusunu ele alacağız. Milli Eğitim Bakanlığı’nın alacağı 10 bin öğretmen için başvurular bugün başladı. Peki hangi branşlardan, hangi kriterlere göre atama yapılacak, mevcut öğretmen açığının ne kadarı kapatılabilecek, görev başındaki öğretmenlerin kendi branşlarına geçmeleri ve tayin durumlarıyla ilgili gelişmeler nedir? Tüm bu sorulara birazdan yanıt bulacağız. Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Remzi Kaya Ankara'dan canlı yayında merak edilen tüm bu konulara açıklık getirecek. Evet, öncelikle ben konuğumuza dönmek istiyorum, Sayın Kaya hoşgeldiniz efendim.

Remzi Kaya: Hoşbulduk Sayın Pir.

Celal Pir: İzninizle hemen öğretmen sorularına geçmek istiyorum. Çünkü bu atamalarla ilgili çok sayıda soru var şu anda bile elimizde...

Ümit Karluk (Öğretmen): Şu an Diyarbakır'da çalışan bir öğretmenim ve orada öğretmen açığının çok büyük olduğunu görüyorum. Muhtemelen ülke genelinde de bu böyle. Bu kadar atanmayı bekleyen 190 bin öğretmen varken niye devletin hala ufak rakamlarla atama yaptığını merak ediyorum?

Remzi Kaya: Şimdi evet doğrudur, Diyarbakır’da öğretmen ihtiyacımız var. Sadece Diyarbakır’da değil, Türkiye’nin her tarafında eşit miktarda aşağı yukarı her branşta her ilde ne kadar ne oranda ihtiyaç varsa diğer illerimizde de o oranda ihtiyaç var. Yalnız bu 190 bin rakamının hepsini alacağız diye bir kural yok. Her meslek grubundan, öğretmenlikte olduğu gibi her meslek grubunda da çokça mezun olan arkadaşımız bekliyor. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı olarak bize tahsis edilen bir kadro miktarımız var. İşte bu 2005 yılı için 20 bin kadro tahsis edildi. Bunun 10 bin kadrosuna ilk defa şubat ayında atama yapacağız. Tabi takdir edersiniz ihtiyacımız hangi branşlarda ne orandaysa biz ona göre bu planlamayı yapmak durumundayız. Bize tahsis edilen kadro ne ise o oranda yapıyoruz, aynı şekilde Diyarbakır’a da bu planlamayı yapıyoruz. Tabi biz bu kadroları atamadan önce de bu okullarımızda okullarımız açıktı öğrencilerimiz devam ediyordu. Şunu gururla söyleyebiliyoruz ki öğretmen ihtiyacımız olmasına rağmen boş geçen bir tane dersimiz yok. Yani eskiden olduğu gibi bazı illerde bazı branşlarda fazlalık olup bazı branşlarda ihtiyaç durumu söz konusu değil. Hemen hemen her branşta aynı oranda bütün illerimizde var. Biz zaten son 2 yılda, Sayın Bakanımız’ın göreve geldikten sonra bize verdiği talimat uyarınca yaptığımız çalışmayla tamamen internet ortamında başvuruları alıyoruz, atamaları yapıyoruz. Sistem bilgisayar ortamında yapılmaktadır. Yani şu anda bizim hangi öğretmenimiz hangi okulda haftada kaç saat derse girebiliyor, bunu rahatlıkla görebiliyoruz. Bu paralelde de öğretmen ataması yapıyoruz, öğretmen görevlendirmesi yapıyoruz. Doğrudur, ihtiyacımız var. Ama bu ihtiyacı sözleşmeli öğretmenle, vekil öğretmenle ve ücretli öğretmenlerle kapatmak suretiyle boş geçen bir dersimiz yok. 2003 yılında Sayın Bakanımız göreve geldiğinde bize verdiği talimatla biz sayıları tespit ettik. 98 bin civarında öğretmen ihtiyacımız var iken buna karşılık 60 bin civarında öğretmenimiz de sistemde fazla görünüyordu. Neden fazla görünüyordu? Derse giremiyordu. Hatta 22 bin 300 tanesi norm kadro uygulaması sebebiyle tamamen bankamatik öğretmeni konumuna gelmişti. İlk etapta norm kadro yönetmeliğinde yaptığımız değişiklikle bu 22 bin 300 öğretmenimizin tamamı göreve döndürülmüş oldu. O 60 bin öğretmenimizi de yine bazı illerde atama dönemlerinde ve yer değiştirme dönemlerinde o branşları kapatmak suretiyle oralardaki fazlalıkları da göreve başlamalarını sağladık. Şu anda Türkiye’de her öğretmen en az 20 saat derse girmek durumunda. Bu bizim son rakamlarımıza göre 24 saat civarında ama bazı istisnai durumlar olabilir diye düşünüyorum. 20 saatin altında derse giren arkadaşımız yoktur, tamamen 20 saat ve üzeri derse girmektedirler ve açık bu şekilde kapatılmaktadır. Takdir edersiniz arkadaşımızın sorusu yerinde ama kadromuz bu kadar, bu kadro oranında biz atama yapıyoruz.

Hatice Zengin: Bu şubat atamalarında bazı bölümlerden hiç kimse atanmıyor. Bakanlığın açıklaması nedir acaba?

Celal Pir: Bir de yoğun olarak atamaların yapılacağı bölümleri de sayarsanız o açıdan da faydalı olur.

Remzi Kaya: Tabiki tabiki. Şimdi bazı branşlarda atama yapmadığımız doğru, yapamayacağımız doğru. Çünkü ihtiyacımız yok. Belki çokça gelecek bu soru, işte biyoloji niye atamıyorsunuz, coğrafya niye atamıyorsunuz, fizik, kimya, matematik, tarih, Türk dili edebiyatı, imam hatip meslek dersleri gibi bazı branşlarda atama yapmıyoruz. Çünkü ihtiyacımız yok. Tabi sadece bu branşlar değil, bizim 116 tane branş öğretmenimiz var, biz bu dönem 37 branştan atama yapıyoruz. İhtiyacımız o oranda olduğu için bu ihtiyaçlar bu öncelikleri onlara ayırıyoruz, ona göre. İzin verirseniz hangi branşlardan kaç öğretmen alacığımızı ben burada açıklayayım kamuoyuna bir kere daha. Bu açıklayacağım rakamlar yalnız ilk atamadır. 10 bin kadroyu atama için kullanacağız. 9 bin 800 kadromuzu ilk atama için kullanacağız. 200 kadromuzu da açıktan ilk atama için kullanacağız. Söyleyeceğim rakamlar ilt atama içindir, yani yeni mezun arkadaşlarımız içindir. Beden eğitimi branşından 205 öğretmen alacağız. Bilgisayar öğretmenliğine 685 kontenjan tahsis ettik, biyoloji öğretmenleri 25, coğrafya öğretmenlerine 25, din kültürü ve ahlak bilgisi 490, el sanatları dekoratif sanatlar 30, elektrik 40, elektonik telekomünikasyon 49, felsefe 40, fen bilgisi fen ve teknoloji 392, giyim hazır giyim moda tasarımı 40, görme engelliler sınıf öğretmenliği 10, imam hatip liseleri Arapça meslek dersi öğretmenliği 30, İngilizce öğretmenliği bin 466, iş eğitimi ticaret 30, iş eğitimi ev ekonomisi 59, iş eğitimi iş ve teknik eğitimi 176, işitme engelliler sınıf öğretmenliği 49, makine ressamlığı 10, matbaa öğretmenliği 2, matematik 1 ilk öğretim için 587, mobilya ve dekorasyon 20, muhasebe grubu 98, müzik 49, nakış 25, okul öncesi öğretmenliği 977, rehber öğretmenlik 98, resim iş ve resim 70, resim grafik 10, sınıf öğretmenliği 2 bin 355, sosyal bilgiler 392, tarih 20, tekstil 5, tesisat teknolojisi 8, trikotaj 5, Türkçe öğretmenliği bin 130, zihin engelliler sınıf öğretmenliği 98. Sayın Pir, bugün başvuralarımız başlamıştır. Başvurularda özellikle altını çizmek istiyoruz, internet ortamında alıyoruz biliyorsunuz son iki yıldır. Sıra yoktur, hiçbir arkadaşımız sıraya girmeden rahatlıkla başvurusunu yapabilecektir. Öncelikle interneti bulunan herhangi bir bilgisayardan TC kimlik numarasını yazmak suretiyle tabi Milli Eğitim Bakanlığı’nın personel.meb.gov.tr adresine girmek suretiyle orada TC kimlik numarasını yazacak, kendisine ait bilgiler çıkacaktır. Orada tercihini, adresini, varsa e-mail adresi veya GSM numarası bunları girecek. Ondan sonra bu bilgilerini 81 il milli eğitim müdürlüklerimizden herhangi birisine veya Ankara İstanbul’daki merkez ilçe milli eğitim müdürlüklerine müracaat edecek resmi başvurusunu orada onaylatacak. Onun dışındaki başka yerlerde çıktı alması veya hiç ilgisi olmayan kişilere onaylatmış olması bizim için geçerli değildir. Orada başvurusunu onaylatacak, kendisine verilecek, orada sıra yoktur, eğer herhangi bir bilgisayar ortamı yoksa, internette başvurabileceği bir ortam yoksa bizim il milli eğitim müdürlüklerimiz bu iş için hazırdır, oralarda da direk doğrudan başvurusunu yapabilir. Yine milli eğitim müdürlüklerimize verilen talimat gereği bazı okullarımız hizmete açılmıştır, bunun için oralarda başvurularını yapabileceklerdir. Adaylardan hiçbir suretle ücret alınmayacaktır. Buna lütfen dikkat etsinler. 2003-2004 KPS sınavına girmiş adaylar başvurabileceklerdir. 2004 Ağustos ayında başvurup da atanamayan arkadaşlarımız ben sistemde kayıtlıyım yeniden başvurmama gerek var mı diye düşünebilirler. Yeniden başvuracaklar bu arkadaşlarımız. Bir de şunu söylemek istiyorum, bu arkadaşlarımızın sıkça yaşadığı bir durum. Başvurusunu yaptı, belki yanlış yapmış olabilir. Adresi değişmiş olabilir veya tercihini değiştirmek istemiş olabilir. Bu arkadaşlarımız böyle bir değişikliğe son güne kadar zamanları vardır. Başvuru yaptıkları yere gidip ben başvurumda değişiklik yapacağım diyeceklerdir. Kendileri başvuru kağıdını o onaylanan başvuru belgesini ilgili arkadaşlarımıza gverecekler. Onlar da yaptıkları başvuruyu iptal edecekler yeniden başvurusunu alacaklardır. Bu şekilde de arkadaşlarımızın değişiklikleri olacak. Bir de kış mevsimi olması sebebiyle ülkemizin özellikle Doğu ve Güneydoğu’da Karadeniz’in doğusunda yollar kapanabiliyor, arkadaşlarımız son güne bırakmasınlar başvurularını, bir an önce gidip başvurularını yapsınlar istiyoruz.

Edebiyat bölümünden mezun olanlar Türkçe alanına başvurabilirler mi?

Sümeya Konak: Şubat atamalarında bazı branşlara kontenjan ayrılmamış. Edebiyat bölümünden mezun olanlar Türkçe alanına başvurabilirler mi? Biz ve diğerleri ne olacağız merak ediyoruz?

Remzi Kaya: Başvuru hakları yok. Neden yok derseniz ben açıklayayım. Takdir edersiniz öğretmenliğe esas ve usulleri bakanlığımız Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı belirlemektedir. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlarımız’ın Temmuz 2004 tarihinde çıkarttığı en son ki 119 sayılı kararında Türkçe öğretmenliğinden mezun olanlar sadece edebiyat öğretmenliğine atanabiliyorlar. Bu yüzden de edebiyat bölümü mezunu arkadaşlarımızın Türkçe öğretmenliğine atanma durumu söz konusu değil. Burada şunu açıklamak istiyorum, sıkça soruluyor, belki bu soru arkadan da gelecek bize. Neden edebiyat bölümüne atasınlar da bizi Türkçe’ye görevlendirsinler şeklinde bazı talepler geliyor. Geçmişte bunlar yapılmış. Ama takdir edersiniz edebiyat öğretmenliği lise orta öğretim kurumlarına, lisede görev yapıyor, biz bu arkadaşlarımız daha çok şehir merkezlerinde, ilçe merkezlerinde ve büyük beldelerde görev yapıyorlardı. Türkçe öğretmenliği ise ilköğretimde söz konusu. Bu arkadaşlar orta öğretime atanım ilköğretimde görevlendirildiklerinde göreve gitmiyorlar. Artı il içinde olsun veya iller arası tayinlerinde sorun yaşıyorlar. İki yıldır bunu da ayrıca branş değişikliği yapmak suretiyle çözmeye çalışıyoruz. Bu dönem bu yüzden edebiyattan atama yapmıyoruz, inşallah ağustos atamasında 10 bin kişi atayacağız o zaman da, o zaman o arkadaşlarımızın atamasını gerçekleştireceğiz inşallah. Şu anda ihtiyaç yok edebiyata.

2005'te KPSS yapılacak mı?

Abdullah Karaçalı (Eğitimci): Milli Eğitim Bakanlığı'nın internet sayfasında 2005 yılı sınav takviminde Kamu Personel Seçme Sınavı yer almıyor. Bunun sebebi nedir? Eğer yapılmayacaksa 2005 ikinci atamada esas alınacak kriterler neler olacak?

Remzi Kaya: Şimdi şöyle, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sitesinde olmaz. Zaten bu sınavı Milli Eğitim Bakanlığı yapmıyor. ÖSYM yapıyor. ÖSYM’nin takviminde var mı yok mu bilemiyorum ama olup olmaması bizim için çok önemli değil. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak ÖSYM’den bunu talep ediyoruz ve yapıyorlar. 2003 yılında da KPS sınavı yapılmadı ama biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak ÖSYM’den talep ettik, Temmuz 2003’te bizim için öğretmenlik sınavı yaptılar, KPS sınavı yaptılar. Bu 2005’te de inşallah haziran mezunu arkadaşlarımız için böyle bir talebimiz olacak ve ÖSYM’nn de temmuz ayı içinde yapacağına inanıyorum. Ve o sınav sonrası biz arkadaşlarımızın atamasını gerçekleştireceğiz, başvuralarını alıp gerçekleştireceğiz. Benim bildiğim böyle bir sınav takvimimiz yok, olmaz da zaten. ÖSYM yapacak bu sınavı.

Niçin matematik öğretmeni alınmıyor?

Yasin Gündüz (Eğitimci): Bu atamalarda 587 tane ilköğretim matematik öğretmeni alınırken, liselere neden 1 tane bile matematik öğretmeni alınmıyor? Liselerde matematik öğretmeni sıkıntısı yok mu?

Remzi Kaya: Demin edebiyat örneğinde verdiğim gibi, yani yok ihtiyacımız yok. Bakın sistemimize kayıtlı orta öğretim matematik öğretmenliğinde 17 bin 621 norm kadromuz varken sistemde halen fiilen çalışan 19 bin 364 öğretmenimiz var. Yani fazlalık söz konusu. Peki ne yapmışız bu fazlalıkları? İlköğretimde görevlendirmişiz. İlköğretimde de görevlendirdiğimizde zorunlu olarak işte 5442 sayılı kanuna göre valilerimizi görevlendiriyorlar. Bu defa öğretmen gitmek istemiyor. Çünkü orta öğretim kurumunda kadrosu bir lisede veya bir meslek lisesinde veya anadolu lisesinde fen lisesinde olabiliyor. Bunu ilköğretimde görevlendirdiğimiz zaman takdir ederseniz hele özellikle yeni öğretmenlerimizin köylerde görev yapması söz konusu, gitmek istemiyor. Ben diyor orta öğretim öğretmeniyim diyor. Gidemeyince sorun yaşıyoruz, bu bir. İki; il içi tayin istediğinde bu ilköğretim öğretmeni midir orta öğretim öğretmeni midir ikinci bir sorun yaşanıyor. İller arası aynı sorun yaşanıyor. Bu yüzden bu fazlalıkları da eritelim istiyoruz. Bu dönem orta öğretim yani ikinci kademe matematik öğretmenliği için başvuru almıyoruz. Birinci kademe ilköğretim için alıyoruz. Eğer mevcut potansiyelimiz yetmezse onların da başvuru hakkı var Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın çıkartmış olduğu 119 sayılı kararla ikinci öncelikli olarak orta öğretim öğretmenlerde birinci kademe öğretmenliğine başvurabiliyorlar.

Fatih Duman (Öğrenci): Fen edebiyat tarih bölümü öğrencisiyim. Bu sene mezun olacağım. Ancak baktığım kadarıyla tarih bölümüne sadece 20, din kültürü bölümüne 490 kişi alınıyor. Bunun büyük bir haksızlık olduğuna inanıyorum. Din kültürüne niye bu kadar ağırlık veriliyor? Bu acaba devletin kadrolaşma yaptığının bir göstergesi mi?

Remzi Kaya: Şimdi şöyle söylemek isterim, böyle bir kadrolaşma kesinlikle söz konusu değil ama arkadaşa hemen şu cevabı vermek istiyorum; sistemimizde biz hiçbir şeyi ezbere yapmıyoruz artık, tamamen bilgisayar yapıyor bu belirlemeleri ve illerimizin milli eğitim müdürlüklerimizin girmiş olduğu kadrolar oranında öğrenci sayısı oranında, derslik oranında ve ders saati oranında belirleme yapıyor sistem. Şu anda sistemimizde 7 bin civarında din kültürü ve ahlak öğretmenine ihtiyaç var. Tarihi sorarsanız 500 civarında. Takdir edersiniz bir oranlama yaptığınızda aradaki fark görülecektir, bu bir. İki; eskisi gibi değil artık, Avrupa ülkelerinde de böyledir. İlköğretim 4 ve 5’inci sınıfta da artık branş öğretmenleri derse girmektedirler. Yani bu resim için de öyle, müzik için de öyle, beden eğitimi de din kültürü ve ahlak için de öyle. Şu anda sistemimizde gerçekten 7 bin civarında bir ihtiyacımız söz konusu. Bilgisayar Türkiye...hesabı öderken bu alanda da mevcut 10 bin kadroda bu kadar ayırırsanız diyor diğer branşlardaki yüzdeye yakın olur diye bize işaret veriyor, biz ona göre bir planlama yapıyoruz. Kesinlikle kadrolaşma diye bir durum söz konusu değil. Kadrolaşacak bir şey de göremiyorum burada, yani bizim ihtiyacımız olan bu öğretmendir, biz 2 bin 355 de sınıf öğretmeni alacağız. Yine 2 bine yakın da bin 466 da İngilizce öğretmeni alacağız. İhtiyacımız hangi alandaysa o alanlarda alacağız. Bakın imam hatip lisesi meslek personel öğretmeni almıyoruz mesela, ihtiyacımız yok.

Naibe Okumuş (Öğretmen): Atama yapılırken hep bir sıralı okul deniyor bu sıralı okul neye göre sıralı okul, öğrenci için, öğretmen için iyi demek mi, ne demek?

Remzi Kaya: Şimdi bu yeni öğretmen mi bilemiyorum veya aday öğretmen mi bilemiyorum sıralı okul şudur, ben şunu açıklayayım; İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün önünde bir açıklamaydı bu, ben İstanbul’dan örnek veriyorum. Örneğin Bakırköy’deki bir okulumuzu düşünün, buraya öğretmen gelmek istiyor, atanmak istiyor. Aynı branştan birden fazla başvuru varsa mecbursunuz siz bunu bir sıraya koymaya. Atıyorum, herhangi bir ilköğretim okuluna Türkçe öğretmeni olarak atanmak isteyen orada bir kadro varsa veya mevcut kadro yoksa bile boşaldığında Türkçe öğretmenliğine atanmak istiyorum diyen bir arkadaşımız müracaat edebilir, biz bunları nisan ayında açıyoruz bu müracaatları sıraya. 5 kişi müracaat ettiğinde bir kadro açılacaksa 5 kişi sıraya giriyor. Eğer zaman içerisinde bir yıl boyunca bir başka kadro açıldığında bu okulda bir başka arkadaşımız yine sıradaki bir arkadaş atanacaktır. Biz bu düzenlemeyi yapmadığımız zaman bir kargaşa ve haksızlıklar meydana gelir. Tabi ilk atanan öğretmenler bu sıralı okullara verilemezler. Çünkü sırada bekleyen eski, hizmet puanı fazla olan öğretmenlerimiz var. Daha çok bu yeni öğretmenlerimiz hizmet puanı az oldukları için sıralı olmayan okullara atanmaktadırlar ve yine yönetmeliğimiz gereği iki yıl bu okullarda çalışıklar, merkezdeki bir okula girmek için de gelmek istedikleri okula sıraya girerler. Bu okulun iyiliği, kötülüğü diye bir şey yok. Bizim bütün okullarımız iyi. Bütün öğretmenlerimiz de iyi. Bunun altını çizerek söylüyorum. Tabi semtlere göre, öğrencinin geldiği yerlere göre değişebilir. O bazı öğrenciler evde hazırlıklı geliyorlar. Yani okulu bir sıra olması okulun bir kalitesi vesaire d eğildir, tamamen merkezdeki okullarda görev almak isteyen öğretmenlerimiz için kendileri içerisinde girdikleri bir sıradır bu.

Branş bazında puan listesine 2003 KPSS puanları dahil değil...

Fatih Mehmet Pert (Eğitimci): Türkçe öğretmenliğine başvuru taban puanını 71 olarak açıkladınız. Milli Eğitim Bakanlığı'nın internet sitesinde bulunan ''branş bazında hangi puan kaçıncı sırada'' linkine bakıldığında 71 puan alan Türkçe ögretmeni 1706'ncı sırada. 2004 ikinci atama döneminde ataması yapılan 714 Türkçe öğretmeni bu sayıdan çıkarılınca geriye 992 aday kalıyor. Oysa Türkçe öğretmenliği için ayrılan kadro 1130 kişi. Sormak istediğim; 71 taban puanının altında alanlar atanamayacağına göre 138 kişilik kadro boş yere mi verildi, yoksa bu kadro fen-edebiyat fakültelerince mi doldurulacak?

Remzi Kaya: Şimdi arkadaşımız haklı kendine göre, 2004’deki KPS sınav sonuçlarını biz sıraladık, bu da sistemimizin ne kadar açık olduğu, şeffaf olduğu yaptığımız işlerin denetime açık olduğunu göstermek içindi. Doğrudur, 2004’te girenlerin sayısı bu. Ancak arkadaşımız bir şeyi gözardı ediyor. 2003 KPS sınavına girip atanamayan epeyce öğretmen adayımız var. Bunların sayısı da puanları da 71 ve 71’in üzerinde. Bunları eklediğimiz zaman biz barajları belirlerken mevcut elimizdeki potansiyele göre belirledik. Bazı alanlarda iki katına kadar potansiyele göre bazı alanlarda 150’sine kadar fazlasına kadar biz aday belirlemesi yaptık. Böyle bir endişeleri olmasınlar. 1130 aday belirledik, mevcut elimizdeki sistemde bütün kayıtlar, 2003 de elimizde olduğu için o sayının çok üstünde aday var elimizde. Bu adaylarla bu doldurulacaktır.

44 bin civarında bugün itibariyle branşının dışında çalışan öğretmenimiz var.

Muhammed Bayat (Öğretmen): Sınıf öğretmenliğine başvuru yaptığımız zaman normalde branşımıza geçeceğimizi düşünüyorduk. Ben yedi yıldır öğretmenim ama kendi branşıma geçemedim. Eylülde başvuru yaptığım halde hala bekliyorum. Başvuru yenilenecek mi, tekrar başvuru açılacak mı?

Remzi Kaya: Şimdi Sayın Pir, bu tabi yeni atama değil eski öğretmenimizle ilgili. Geçmişte, şöyle bir şey söylemek istiyorum, kesinlikle birilerini yargılamak anlamında suçlamak anlamında değil yapılanı anlatmaya çalışıyorum. Beden eğitimi öğretmeni olup, biyoloji öğretmeni olup, fizik öğretmeni olup sınıf öğretmenliğine atanan yani çokça farklı branşlarda olup sınıf öğretmenliğine atanan arkadaşımız var. Ve yine yan branşlardaki branşlara atanan öğretmenlerimiz var. Takdir edersiniz bunlar da istedikleri kadar verimli olamıyorlar. Biz de öğretmenin kalitesinden bahsediyoruz ve diyoruz ki herkes kendi alanında çalışsın, kendi branşında çalışsın. İki yıldır da bu alan değişikliğini, branş değişikliğini yapmaya gayret ediyoruz. Tabi biz bunu yaparken de burada ince bir ayar var. Yani siz sınıf öğretmenini alıp branşa geçirirken sınıfta da bir açığın meydana gelmemesi lazım. Biz genelgemizi çıkarırken öyle söylüyoruz, norm fazlası olacak. Ve atanacağı okulda branş değiştireceği okulda da kendisine ihtiyaç olacak. Eğer bu arkadaşımız sınıf öğretmenliğine atanmış asıl branşı fizik veya bir başka alandaysa valilik onayıyla branşıyla ilgili bir okulda ihtiyaç bulunan boş bir kadroya görevlendirilmiş olması gerekiyor. Ve sınıf öğretmenliğinde kendisine ihtiyaç olmayacak. Şimdi yaklaşık sistemimizde 44 bin civarında bugün itibariyle branşının dışında çalışan öğretmenimiz var. Bunlar geçmişten gelen, bugün değil son iki yıldır biz böyle bir atama yapmıyoruz. Bu sayı daha çoktu, 60 bin civarındaydı. Zaman içerisinde iki yıldır uğraşıyoruz bunları kendi branşlarına alanlarına geçiriyoruz. Bu 2005’te de devam edecek, 2006’da da devam edecek, sayı kendi alanında herkes tabi bir de isteğine bağlı bu yani zorlayamıyorsunuz da isteğe bağlı olarak herkes istediği alanında ve ihtiyaç olması kaydıyla, boş kadro olması kaydıyla atamaları gerçekleştirilecektir. Arkadaşımızın talebi olmuş olabilir ama...

Celal Pir: Peki yeniden başvurması gerekiyor mu şimdi?

Remzi Kaya: Hayır hayır, şu anda sistemde öğretmen bu zaten, yalnız eylül ayında biz bakın atamaları yapacağız, ağustosta da inşallah atamalarımızı yapacağız, ondan sonra yerleştirmeleri yaptığımızda okullarımızın norm durumuna göre hangi alanda ihtiyaç var, hangi alanda fazlalık var bu eylülün başında hemen ortaya çıkabiliyor. Yani artık sistemimiz bilgisayar ortamında yapıldığı için anlık ortaya çıkabiliyor. Biz rakam belirlenir belirlenmez hemen valiliklere genelge gönderiyoruz. Diyoruz ki internetten başvurusunu yapsın bu arkadaşlar, hemen branş değişikliklerini yapalım ve valilikçe görevlendirilen okulda da branşına uygun olarak çalışsın. Biz kadrosunu oraya aktaralım. Bu yıl yaklaşık 6 bin civarında yaptık efendim.

Celal Pir: Demek ki yani o 6 binin ötesinde de bekleyen var ama gerçekleşmemiş. Çünkü eylülde başvuru yapmış o.

Remzi Kaya: 40 bin civarında bekleyen var.

Sözleşmeli öğretmenin SSK primi tam yatırılır

Kadir Murat Öztürk (Tarih Öğretmeni): İlk ve orta dereceli okullarda görev yapan sözleşmeli öğretmenlere bir ders saati karşılığında üç YTL civarında ücret veriliyor. Haftalık en fazla 25 saat ders verildiği için de aylık en fazla 200-250 YTL maaş alabiliyorlar. Bir başka sorun da sigorta primlerinin en fazla aylık 14 gün ödenmesi. Oysa bizler de normal kadrolu öğretmenlere yakın çaba sarf ediyoruz. Bu hiç de adil olmayan durumun açıklaması acaba nasıl olabilir?

Remzi Kaya: Şimdi Sayın Pir, sistemimizde 3 tür öğretmen var görev yapan. Bir kadrolu öğretmenimiz, bir sözleşmeli öğremenimiz bir de ücretli öğretmenimiz. Şimdi kadrolular için söyleyecek bir şey yok zaten 657’ye tabi olarak çalışıyorlar, sözleşmeliler ise Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen kadro oranında çalıştırılıyor ve onlar ilk atanan bir öğretmene yakın yani 13-19 milyon civarında bugün itibariyle maaş alıyorlar ve SSK’ları da tam yatırılıyor. Bu soruyu soran arkadaşımız sözleşmeli öğretmen değil, muhtemeldir ki ücretli öğretmen, yani ücretle derse giriyorlar. Bu ücretle derse giren arkadaşlarımızın başka bir alanda çalışıyor olmaları gayet doğaldır, biz bunlara bir şey yapmıyoruz, başka bir işte de çalışıyor olabilirler. Yani Maliye Bakanlığımız bunanla ilgili bize yeki verirken ücret ödemesi yaptırırken ve SSK primini hesaplattırırken bunların tamamını gözönüne alıyor ve buna göre yapıyor. Yani ikinci bir iş olarak girdikleri için bu şekilde Maliye Bakanlığı’nın belirlemesiyle bu ödenmektedir.

İlk atamada Eş Durumu özürü yok

Nihal Altıntaş (Öğretmen): Ben eş durumu için tayine başvurmuştum yaklaşık 6 ay önce. Eşim 450 günlük sigortalı, ama ben 240 iş günü üzerinden başvurmak istedim, çünkü sonuçta 20 günlük bir ara vardı o arada. Ama benim tayinim çıkmadı. Yönetmeliği incelediğim zaman sürekli, kesintisiz ibareleri yoktu. Yani burada bir eksiklik yok mu?

Memurlar.net

Celal Pir: Bu arada bu atamalarla ilgili eş durumu konusunda da bunun dışında da, bu soruya tabiki yanıt verin ama bunun ötesinde de bir yanıt vermeniz gerekiyor. Çünkü ilk atamalarda eş durumunun dikkate alınıp alınmadığını soran izleyenlerimiz de var..

Remzi Kaya: Sayın Pir, ilk atamalarda mazeret dikkate almıyoruz yönetmeliğimiz gereği eş durumu, sağlık durumu, yüksek lisans yani öğrenim gibi sebepleri dikkate almıyoruz, bu yönetmeliğimizde var. Klavuzumuzda da buna göre açıkça belirtilmiştir. İlk atanan arkadaşlarımız görev yerlerine gidiyor. Çünkü norm kadroya göre belirleniyor yerler ona göre atanıyor. Kısacası insanlara iş vermek için değil ihtiyacımız olan öğretmeni biz alıyoruz. Ancak sosyal bir devletiz. Dolayısıyla da yine yönetmeliğimize adaylık süresini koymuş, biz diyoruz ki adaylığa esas olan temel eğitim ve hazırlık eğitimini almış olan arkadaşlarımızın yaz tatilinde eş durumundan ve sağlık durumundan tayinlerini yer değişikliklerini yapabileceğiz yine norm kadro oranında. Sadece yine yönetmeliğimizde özellikle belirtildiği için öğrenim durumundan nakil isteyenlerin adaylığının kesin kalkmış olma şartı var. Bu süreçte yani ilk atamada mazeret dikkate alınmıyor. Öğretmenimin eş durumu başvurusuna gelince, şimdi eskisi gibi biz bakanlığa evrak almıyoruz, bakanlığa kimseyi getirmiyoruz, bakanlığa evrak gelmiyor. Öğretmenlerimiz okullarında veya ilçe milli eğitim müdürlüklerine ilgili belgelerle yani gerekli olan belgelerle başvurularını yapıyorlar ve internetten kendileri TC kimlik numaralarıyla evraklarını takip edebiliyorlar. Orada ilçe onay verecek, ilçeden sonra il milli eğitim müdürlüğü onay veriyor, daha sonra bakanlık onay veriyor. Bu aşamalardan geçerken kendisi bunu rahatlıkla bilgisayardan görebiliyor. Eğer, şu anda bize mazeretini söylemedi, 240 gün dedi, yönetmeliğimiz de 240 gün diyor, doğrudur, kesintili kesintisiz diye bir ayrımımız yok. Sadece diyor ki son bir yıl içinde 240 gün SSK primi ödemiş olma şartı var yönetmeliğimizin. Eğer arkadaşımızın bir belgesi eksikse mutlaka bu yine TC kimlik numarasını girdiğinde evrakı ilçede reddedilmişse bunun altında yazılıdır, gidip tamamlaması lazım. İlde reddedilmişse yine gidip tamamlaması lazım, yok bakanlıkta reddedilmişse zaten bakanlıktaki red ile yapılır il milli eğitim müdürlüğüne yazılır, oradan cevap istenir. Bunlar hep e-mail olarak internete yazılıp gelir şeyleri. Ama arkadaşımız program sonrası lütfen beni arasın Bakanlık Personel Genel Müdürü olarak beni arasın, ben ismini de aldım şimdi kendisinin, bakacağım sistemde nedir ne değildir, kendisine ben cevabı vereceğim.

Gürhan Firik (Emekli Öğretmen): Oğlum 2003'te Hakkari'ye atandı, fakat bazı nedenler yüzünden gidemediği için ataması iptal edildi dendi. Tekrar atanma şansı olabilir mi?

Celal Pir: Böyle öğretmenler olabilir, bu konularda herhangi bir girişim ya da herhangi bir haklılık var mıdır?

Remzi Kaya: Tabiki. Şimdi bu 657 sayılı devlet memurları kanununda belirlemiş. Yine yönetmeliğimizde de belirlemiş. Atandığı halde gitmeyen bir yıl süre koymuş. Bir yıl içerisinde yeniden başvuru hakkını vermiyor. Bir yıl geçtikten sonra başvuru veriyor. 2003’te atandığına göre 2005’te de atanabilir. Eğer mücbil bir sebebi varsa bu süre de söz konusu değil. Onun için onlara yeniden başvuru hakkı vardır, başvurabilecektir arkadaşımız.

Elsanatları, nakış, dikiş öğretmenliği mezunları ne yapabilir?

Hamide Ahmetkocaoğlu: Bizler elsanatları, nakış, dikiş öğretmenliği mezunlarıyız. Atamamız sınırlı sayıda yapılıyor. Bizi belediye ve halk eğitim merkezlerinde öğretici olarak değerlendirmeyi düşünüyor musunuz? Buralarda ilköğretim veye lise mezunları görev alıyor, bizse boştayız. Mesleki teknik eğitime ne derece önem verdiginizi merak ediyorum?

Remzi Kaya: Şimdi biz ihtiyacımız olan öğretmeni söyledik, ihtiyacımız oranında alıyoruz. Doğrudur, bu alanda da ihtiyacımız var ve 30 kişi alacağız. İhtiyaç bu kadar mı? Değil. Daha fazla ama 10 bin kadro üzerinde çalıştığımızda ancak bu kadar ayırabildik. Şimdi halk eğitim bünyelerinde bizim çeşitli kurslarımız açılıyor. Bu kurslarımızda öncelikle bu alanda öğretmenlik alanında mezun olmuş atanamayan arkadaşlarımıza bu öncelik veriliyor. Kendileri halk eğitim müdürlüklerine başvurduklarında kendilerine usta yönetici olarak bu imkan verilmektedir. Ama belediyeler bizim dışımızda, belediyelere biz şey yapamıyoruz, onlar kendileri karar veriyorlar.

Musa Arslan (Kimyacı): İlköğretime daha önce atanmış sınıf veya alan öğretmenleri il içinde ortaöğretim alan öğretmenliklerine geçebiliyormuş. Şubatta bazı ortaöğretim alan fizik, kimya, türk dili, matematik öğretmenlerine kadro açılmadı. Bunun geçişlerle bir alakası var mı? O zaman 2-3 yıl kadro beklemeyelim.

Remzi Kaya: Biraz önce bir arkadaşımız daha buna benzer bir soru yöneltmişti bize. Hayır, bu tabiki yani bu şubat atamasındaki öğretmen atamısını bu branşlara özellikle dikkat ediyoruz. İşte matematiktir, biyoloji, fizik, kimya, tarih, Türk dili edebiyatı gibi branşlara atama yapmayışımızın bir sebebi de bu. Yani ilköğretimde görev yapıyor arkadaşımız, sınıf öğretmeni, kendi branşına geçmek istiyor, bir türlü geçemiyor. Biz de bu branşlara atama yapmıyoruz ki. Zaten fazla sistemde. Ama ihtiyaç eylüle kadar çıkacaktır. Çünkü emekli ayımız da bizim temmuz ağustos ayıdır. İhtiyaç çıkacaktır. Yine eylülde bu arkadaşlarımızın branşlara geçmesi için biz o hakkı vereceğiz kendilerine. Norm kadro oranında ihtiyaç olması durumunda branşlarda değişiklik yapacağız biz bu arkadaşlarımızın. Yani bir ümitsizliğe kapılmalarına gerek yok. İki yıldır büyük bir oranda biz branş değişikliği yaptık, 2005’te de çokça yapılacağına inanıyorum ben.

Almanca, Fransızca mezunları ile ilgili son durum....

Gül Minez: Okullarımızda ne zaman zorunlu ikinci dile geçilecek? Geçilmeyecekse neden Almanca ve Fransızca öğretmenleri yetiştiriyorsunuz?

Celal Pir: Efendim bu konuda benzer konuda Türkçe ve ikinci lisan konusunda çok sayıda soru var. Özellikle Almanca ve Fransızca konusunda atama yapılmayacaksa niye öğrenciler yetiştiriliyor, bunu öğrenmek istiyoruz diyor. Buyrun..

Remzi Kaya: Şimdi Sayın Pir, sadece Almanca Fransızca değil, çeşitli alanlarda, sadece öğretmenlik alanında değil diğer meslek gruplarında da üniversitelerimizin fakülteleri var, öğrenci yetiştiriyorlar. Şimdi Almanca ve Fransızca’nın ikinci yabancı dil olarak zorunlu hale getirilmesi üzerine iki gün önce Talim ve Terbiye Kurulu Başkanımız’la da görüşmüştüm, hatta bir grup bu konuda bir basın açıklaması yapmıştı. Oradan 4 tane arkadaşımız geldi, ben onlarla da görüştüm. Onların yanına Talim ve Terbiye Kurulu Başkanımız’la da görüştüm, liselerimiz 4 yıla çıkarıldığında bu ikinci dil zorunlu hale gelecek diye bana bir beyanı oldu. Anadolu liselerinde de hazılık aşamasında ikinci dile de zaman konulmuş. Bu oranda bir çalışma yapılıyor. Muhtemel ki ağustos atamasında ikinci dilden de biz Almanca’dan büyük bir ihtimalle öğretmen alabiliriz diye düşünüyorum. Bu dönemde de Almanca Fransızca mezunu olup 40 kredilik İngilizce sertifikasına sahip olan arkadaşlarımızdan da İngilizce öğretmenliğine kaynak okullardan atama yaptığımızda belirlediğimiz taban puan üzerindekileri atayıp bittiğinde bu Almanca ve Fransızca öğretenlerinden İngilizce öğretmenlerinden atama yapacağız.

Aydın Çevik (Öğrenci): Ben felsefe eğitimi mezunuyum. Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da bizlere rehber öğretmen açığı olmasına rağmen rehber öğretmenlik hakkı verilmedi. Nedenini öğrenmek istiyoruz?

Remzi Kaya: Nedeni doğrudur bizim rehber öğretmen ihtiyacımız var. Talim ve Terbiye Kurulu belirliyor demiştim ben öğretmenlerin hangi okullardan alınması gerektiğini. 2003 yılında 5 gün için karar verildi ve 2003’le sınırlı kalmak kaydıyla bir miktar felsefe bölümü mezunu arkadaşımız rehber öğretmenliğe alındı ve hizmet içi eğitim kursu alınarak göreve başlatıldılar. Ama son çıkan 219 sayılı kararda buna geçiş vermemişler. Dolayısıyla da felsefe öğretmenliğinden mezun arkadaşlarımızı rehber öğretmenliğine alamıyoruz. Talim ve Terbiye Kurulu’nun belirlediği bir kriterdir bu.

Erdal Karaman: Oğlum üçüncü sınıftayken KPSS'ye girmişti. Ama elektronik başvuru bunu kabul etmiyor. 2004 sınavına da girdi, ancak bilgisayarda çıkmıyor. Ne yapmamız gerekiyor?

Remzi Kaya: Bu güzel bir soru. Çünkü bu tür adaylarımız var. Şimdi takdir edersiniz fakülte 4 yıllık lisan eğitim veren bir fakültede üçüncü sınıftaki kişi mezun olmadığı halde başvuruyor. Biz klavuzumuzda bunu detaylı olarak açıklıyoruz. Üçüncü sınıftayken başvurmasınlar. Sınava girmesinler, geçerli değildir. Sonuç itibariyle lise mezunu olarak onlar işlem görüyorlar. Ama son sınıftayken, dördüncü sınıftayken giren arkadaşlarımızı hak kaybı olmasın diye bunları değerlendiriyoruz ve atama döneminde de mezun olma kaydı getiriyoruz biz bunlara. Şimdi arkadaşımızın 2003 yılında girmiş olması bizim için geçerli bir sebep değildir, biz onu kabul etmiyoruz. 2004’te sınava girmişse bu da belirlediğimiz, tahminim odur ki taban puanın altında olduğu için görülemiyordur. Taban puanın altındakileri sisteme açmadık. Çünkü başvurusunu almamızın da bir anlamı yok, almıyor sistemimiz. Bu arada bunu da söylemek istiyorum Sayın Pir, şimdi bazı arkadaşlarımız ilgili milli eğitim müdürlüklerimizdeki başvuru masalarındaki memurlarımızı aldatmak suretiyle başvurularını yapabiliyorlar ve sistem de bunları atıyor. Ama göreve başlamadan biz bunları tespit edip atamaları iptal ediyoruz, sonra hüsrana uğruyorlar. Ve klavuzumuzda açıkça söylüyoruz, evet biz iyi niyetle internetten alıyoruz başvuruları, masraf yaptırmıyoruz, sıraya girmelerini istemiyoruz, zaman kaybı olsun istemiyoruz. Ama bu demek değildir ki biz gerekli incelemeyi yapmıyoruz. Okullarımızdan, üniversitelerimizden mezun listelerini alıyoruz, çeşitli araştırmalarımızı yapıyoruz. Tek dersten kaldığı halde başvurup atanıp daha sonra iptal edilen arkadaşlarımız var. Veya farklı branşta uygun olmadığı halde müracaat etmiş o anki oradaki memurumuzun bir şekilde aldatmış, başvurusunu kabul ettirmiş, daha sonra atandığı yerde iptal ettiklerimiz var. Bu arkadaşlarımız lütfen bu yola tenezzül etmesinler. Bunlar iptal edilecektir. Ayrıca bir hususu daha söylemek istiyorum; herhangi bir kamu kurumuna girmişse KPS sınavı sonucuyla şu son bir yılda veya iki yılda bu arkadaşlarımız bunu izleyip ilk defa bize bu sonuçlarla gelip öğretmen atanmak istediklerinde sistemimiz atayabilir. Ama biz Devlet Personel Başkanlığı’ndan liste alıyoruz. Eğer bu arkadaşlar halihazırda bir kurumda çalışıyorlarsa ve bunu gizlediklerinde atadığımızdan daha sonra iptal ediyoruz. Bu sefer eski kurumu da kabul etmiyor ve açıkta kalıyor bu arkadaşlarımız. Lütfen buna tenezzül etmesinler. Bunlar için kurumlar arasını açacağız bilahare Başbakanlık’tan izin istedik. Çıktığında onları kurumlar arası alacağız. Lütfen ilk defa ilk atama olarak müracaat etmesinler.

Celal Pir: Remzi Bey siz konuyu getirdiniz, orada sorular vardı kurumlar arası geçişler dediniz Başbakanlık’a müracaat ettiniz ama ne zaman başlayacak ve ne kadar personel geçebilecek? Bu konuda da bir bilgi vermeniz mümkün mü?

Remzi Kaya: Tabi. Şimdi ihtiyacımız oranında biz kadro belirliyoruz. Yani bizim kadromuz... Başbakanlık’a yazdık, izin gelecek inşallah, gelmeden önce de görüştüm arkadaşlarla gerekli çalışmaları yapıyorlar. Yakın zamanda bize gönderecekler. Eğer yetişirse şubat ayında açabiliriz kurumlar arasını. Yok yetişmezse eğitim öğretimin içinde almanın da bir anlamı yok diye yine yaz ayında açacağız onu. Yetişirse şubatta açacağız kurumlar arası. O ayrı bir atama usulüdür. Orada ilk atama olmadığı için bu her zaman mümkündür. Onu da ilan edeceğiz, hangi branşlarda ihtiyacımız var, arkadaşlarımız..almak suretiyle başvurularını yapacaklardır. Onları da değerlendirip atamalarını yapacağız. Şu anda kurumlar arası atama söz konusu değil.

Celal Pir: Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Sayın Remzi Kaya çok teşekkür ediyorum, aslında soruların önemli bir kısmına yanıt verdik ama kalanlar da internet üzerinden size iletilebilir. Zannediyorum hızlı cevap hakkını kullanabilirler hızlı soru haklırını kullanabilirler sizin aracılığınızla. Yine de kalırsa bir program daha yaparız diyorum. NTV’ye Sorun’a burada nokta koyuyoruz, hoşçakalın...

 

ALINTI:Memurlar.net


Bu bilgileri bize ulaştıran İsmet TEKER e teşekkürlerimizle


VENGÊ TATA -TATAN'IN SESİ

www.tatan.sayfasi.com

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !